• İşe giderken “ayaklarınızın geri geri gitmemesi” için

    Bunca yıl “boşuna okumuşum” dememek için”

    Bu meslek “bana göre değilmiş” dememek için

    “Devamlı iş değiştirmemek” için…

    DOĞRU KARAR VERMENİN ÖNEMİ

    Meslek kavramıyla ilk tanışıklığımız daha çocukken,  “büyüyünce ne olacaksın” sorusuna, ailemizdeki kişilerin yönlendirmesiyle verdiğimiz cevapla başlar. Küçükken anne babalarımızın söylediklerine göre seçtiğimiz meslek, büyüyünce hayatımızın en önemli kararlarından biri olarak çıkar karşımıza. Çünkü seçtiğimiz meslek, yaşamınızın geri kalanını mutlu geçirip geçiremeyeceğimizi, evleneceğimiz insanı, toplumdaki yerimizi, hayat standardımızı, nerede yaşayacağımızı fazlasıyla etkileyecektir.

    Meslek kişinin yaşamını sürdürebilmesi için yaptığı faaliyetlerin genel adıdır. Mesleğin genel özellikleri;

    Devamlı olarak yapılması,

    Maddi ve manevi doyum sağlaması,

    Belli bir eğitim, tecrübe ve beceri gerektirmesi,

    Yaparken kişinin mutlu olması ve

    Yapılan işte verimli olunmasıdır.

    Bu özellikleri göz önünde aldığımızda yapacağımız seçimin hayatımızı fazlasıyla etkileyeceğini net bir şekilde görebiliriz. Bu yüzden kişi çeşitli meslekler arasından, beklentilerini en iyi biçimde karşılayacak ve en üst düzeyde doyum sağlayacağına inandığı mesleğe yönelmelidir.

    İstenmeden yapılan meslek; depresyon, isteksizlik, iş veriminde düşüş, sürekli iş değişlikliği, hayal kırıklığı, mutsuzluk ve asabilik hallerini beraberinde getirir. Kişi mesleğinin gereklerini yerine getirmezse kendini değersiz ve işe yaramaz hissedecektir.

    Hem zaman hem moral kaybına uğramamak için;

    Kişinin   hangi  işleri   ne  derece yapabildiğinin  farkında  olması,  çeşitli konulardaki     yeteneklerini     doğru,     gerçekçi     ve     ayrıntılı     olarak değerlendirebilmesi,

    Kişinin meslekten neler beklediğini,  neler isteyip neler istemediğini, açık ve net bir biçimde ifade etmesi,

    Mevcut   seçenekleri   inceleyip,   başka   seçenekler   olup   olmadığını araştırması,

    Seçeneklerin   herbirinin   isteklerine ve   koşullarına   ne   derece   uygun olduğunu değerlendirerek; istenilir yönleri en fazla, istenmeyen yönleri en az ve erişme olasılığı en yüksek olana yönelmesi gerekir.

    MESLEK SEÇİMİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER

    Sevdiğiniz bir işi meslek edinirseniz,

    hayatta bir gün dahi olsa çalışmış olmazsınız.

    Konfüçyüs

    KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ; Kişilik, bireyi çevresindekilerden farklı kılan özellikleri kapsar.  Atak, girişken, mücadeleci, çekingen, uysal, hırslı, idealist, realist, mantıklı, sinirli, başına buyruk, alçak gönüllü, düzenli, kurallara bağlı vb. birbirinden farklı, birbirine zıt birçok kişilik özelliği mevcuttur. Mesleklerinde gerektirdiği kişilik özellikleri farklı farklıdır. Bireyin ne tür kişilik özelliklerine sahip olduğunu belirlemesi doğru bir seçim yapması açısından oldukça önemlidir.
    Örneğin; ikna gücü yüksek, dışa dönük kişiler avukat, politikacı, kurallara bağlı, düzenli bireylerin bankacılık, büro memurluğu, gibi mesleklere yönelmeleri isabetli olabilir.

    Nasıl ki 38 numara ayağımızı 37 numara ayakkabı sıkarsa ya da 38 bedene 40 beden bir kıyafet büyük gelirse kişiye uygun olmayan meslekte kişinin özelliklerine büyük veya küçük gelebilir. Mesleğinizi sevmediğiniz zaman ya sizi sıkar, bunaltır ya da sizin performansınızın üstünde bir gayret gerektirdiği için sizi hayal kırıklığına uğratır. Ancak kişiliğinize uygun mesleği seçebilirseniz mutlu olursunuz.

    İnsanın gerçek özelliklerini tanıması, kendini doğru değerlendirmesi kolay gerçekleştirilecek bir hedef değildir. Özellikle kendini başkalarının ölçütlerine göre değerlendiren kişi büyük olasılıkla sağlıklı bir değerlendirme yapamayacaktır. Kendinizi en iyi siz tanırsınız başkalarının yanıltıcı yüreklendirmeleri sizi yanıltabilir. Bu yüzden çevrenin beklentilerine ve değerlendirmelerine aşırı derecede duyarlı olmamak gerekir.

    Maalesef ülkemizde meslek seçimi için ilk adım 10. sınıfta yapılan alan seçimi ile atılmaktadır. 12. sınıfta ise genç ciddi bir karar vererek seçeceği yükseköğretim programları ile meslek seçimini de yapmak durumundadır. Oysa bu dönemde gençlerin deneyimleri yetersizdir. Ergenliğin getirdiği hızlı büyümenin etkisiyle uyum güçlükleri yaşamaktadır.  Ergenlik kimliği oluşturma dönemidir. O zamana kadar geçirdiği deneyimler sonucu kendisi hakkında edindiği bir takım yargıları değerlendirme, bunları bütünleştirme, kendisinin kim olduğunu tanımlama ve kendisini kanıtlama çabasındadır. Bu yüzden çevresi tarafından beğenilen, onay gören kişilik özellikleri açısından güçlü olduğu izlenimini uyandırmaya çalışır. Bu durumda genç gerçek ilgi ve yeteneklerini fark edememekte ve zayıf yönlerini görememektedir. Hem bu durumun etkisi hem de ÖSS sisteminde ailelerine, çevrelerine, arkadaşlarına mahçup olmamak, açıkta kalmamak adına seçimlerinde sağlıklı kararlar verememektedirler.

    Bu yüzden ergenin ilgi, yetenek, kişilik özellikleri ile meslekler hakkında bilgilendirilmeye ihtiyacı vardır. Aksi takdirde öğrencilerin bireysel özelliklerini ve mesleklerin niteliklerini dikkate almadan yaptıkları tercihler, mezuniyetten sonra iş tatminsizliğini beraberinde getirecektir.

    Ergende kendisini tanımak için objektif bir şekilde, değişik ortamlarda neler yaşadığını, çeşitli durumlar ve olaylar karşısında neler hissettiğini sık sık gözden geçirmeli ve bu yaşantılarının adını koymalıdır.

    Mesleklerin özelliklerin inceledikten sonra, kişiler kendi özellikleriyle, mesleklerin ortak noktalarını belirleyerek meslek alternatiflerini oluşturabilirler.

    YETENEKLER: Yetenek kalıtımla getirilen gizilgücün eğitim ve çevre etkisiyle geliştirilmiş kısmını ifade eder. Böylece bir kimsenin belli bir yaşa kadar geliştirdiği becerilere bakarak onun daha sonra göreceği eğitimden ne ölçüde yararlanabileceği hakkında bir tahminde bulunulabilir. Bireyler sahip oldukları yetenekler bakımından farklılık gösterirler. Öğrenilecek davranış zorlaştıkça gerektirdiği yetenek düzeyi de yükselir.

    Yeteneklerini kullanma imkânı bulamayan kimselerin mutsuz oldukları ve ileri yaşlarında da olsa karşılarına bir fırsat çıktığında yeteneklerini geliştirebilecekleri alanlara yöneldikleri gözlenmektedir

    Sahip olunan yetenekten farklı yetenek gerektiren bir alana yönelindiğinde; o alanda başan şansı düşük olacak ve buna bağlı olarak mesleki doyumsuzluk yaşanacaktır. Ölçülebilen yeteneklerden bazıları şunlardır.

    GENEL AKADEMİK YETENEK; Soyut kavramları öğrenebilme, sembollerle akıl yürütebilme gücü.

    SÖZEL YETENEK

    Sözel Akıcılık: Zengin bir sözcük bilgisine ve çağrışım zenginliğine sahip olma, duygu ve düşünceleri değişik sözcükler kullanarak etkileyici bir biçimde ifade edebilme, akıcı bir üslupla konuşma ve yazma, sözcüklerle orijinal ve etkileyici kompozisyonlar yaratma gücü.

    Sözel Akıl Yürütme: Sözcükler ve/veya ifadeler arasındaki benzerlik ve farklılıkları görebilme; okuduğunu anlayabilme, düşünceleri açık ve anlaşılabilir biçimde aktarabilme gücü.

    SAYISAL YETENEK

    Hesaplama: Sayılarla dört işleme dayalı hesaplamaları çabuk ve doğru bir biçimde yapabilme, bir işlemdeki hatayı kolayca bulabilme gücü.

    Sayısal Akıl Yürütme: Matematiksel ilke ve kavramları kullanarak problemleri çözebilme, cebir işlemleri yapabilme gücü.

    ŞEKİL-UZAY YETENEĞİ

    Şekil İlişkilerini Görebilme Yeteneği: Nesnelerin, resimlerin veya geometrik şekillerin detaylarını algılama; nesneler, resimler ve şekiller arasında gölge, genişlik, boy vb. özellikler yönünden farklılıkları görebilme gücü.

    Uzay İlişkileri Görebilme Yeteneği: Bir şeklin düzlem üzerinde ya da bir cismin uzayda döndürülmesi ile alacağı biçimi göz önünde canlandırabilme, açılımı verilmiş bir cismin kapalı halini görebilme veya tersini yapabilme gücü.

    El Becerisi: Elleri ve kolları kolaylıkla ve ustalıkla hareket ettirebilme: nesneleri kaldırma, döndürme ve yerleştirme hareketlerini çabuk ve düzgün bir biçimde yapabilme gücü.

    Parmak Becerisi: Parmakları doğru ve hızlı bir biçimde kullanarak küçük objeler üzerinde çalışma; çok ince işleri yapabilme gücü.

    El-Göz İşbirliği: El ve gözü birbiriyle uyum halinde ve hızlı bir biçimde kullanabilme, ipliği iğne deliğinden geçirme gibi hareketleri çabucak yapabilme gücü.

    Büro İşleri Yeteneği; Sözel ve sayısal materyaldeki küçük ayrıntıları algılama, tablolardaki, listelerdeki ve yazılardaki farkları algılama gücü.

    İLGİLER: Herhangi bir mecburiyet ve ödül vaat edilmediği halde bir kimsenin mesleğin gerektirdiği faaliyetleri yapmaktan hoşlanma derecesidir.

    Bir kimsenin ilgi duyduğu faaliyet alanları genellikle onun yetenekli olduğu bir alandır. Dolayısıyla insanların yetenekli olduğu alanlara ilgi duyacaklarını söylemek yanlış olmaz. İnsan ancak yetenekli olduğu alanda başarılı çalışmalar yapabilir. Güçlü bir yeteneğe dayanmayan ilgilerin geçici bir heves olduğu söylenebilir.

    Ergenlerin ilgileri konusunda kararsız olmaları, meslek seçimi konusunda karar vermelerini güçleştirir. Bu durumda yapılacak en doğru işlem ergenin ilgilerini değil ilgi alanlarının belirlenmesidir. Örneğin; bir kimsenin doktorluğa mı yoksa diyetisyenliğe mi ilgisi olduğunu belirlemek yerine sağlık alanına mı yoksa teknik alana mı ilgi duyduğunu belirlemek daha doğru sonuçlar verebilir.

    İlgi alanları şu başlıkla altında toplanabilir.

    Temel Bilim ilgisi; Fizik, kimya, biyoloji, matematik gibi bilimlerin konusunu incelmeyi, onlarla uğraşmayı

    ve akıl yürütmeyi faaliyetleri içeren bir ilgi alanıdır. Temel bilim ilgisi yüksek olan kimseler, yukarıda belirtilen temel bilim alanları yanında tıp, veterinerlik ve mühendislik gibi uygulama alanlarda bilimsel çalışma yapmaktan doyum sağlayabilirler.

    Sosyal Bilim İlgisi; Sosyal olayları incelemek ve nedenlerini araştırmak gibi faaliyetleri içeren bir ilgi

    alanıdır. Sosyal bilim ilgisi yüksek olan kimseler hukuk siyaset bilimleri, sosyoloji, psikoloji, ilahiyat gibi alanlarda çalışmakla mutlu ve başarılı olabilirler.

    Canlı Varlık İlgisi; Hayvan ve bitkileri incelemekten, onları yetiştirip üretmekten zevk alma gibi

    davranışları içerir. Canlı varlıklara ilgi duyan kimseler açık havada çalışmaktan da zevk alırlar. Bu ilgisi yüksek kişilerin ziraat mühendisliği, veterinerlik gibi çalışma alanlarında doyum sağlayacakları söylenebilir.

    Mekanik İlgi; Mekanik ilgi, çeşitli alet ve makineler yapmak, işletmek ve onarmak gibi faaliyetlerden

    hoşlanmaktır. Makine ve elektrik-elektrik mühendisliği gibi teknik alanlarda başarı ve doyum için gereklidir.

    Ticaret İlgisi; Alım-satım işleriyle uğraşma, ticaret yolu ile kar elde etme, bir ürünün en iyi şekilde

    tanıtımını yaparak satma gibi faaliyetleri içeren ticaret ilgisi pazarlama ve reklamcılık programları ile yakından ilişkilidir.

    İş Ayrıntıları İlgisi; Her işi günü gününe yapma, bir yazıyı ya da hesabı inceden inceye kontrol etme, her

    şeyi düzenli tutma gibi ayrıntılar üzerinde çalışmaktan hoşlanma olarak ifade edilebilir. Bu ilgisi yüksek kişiler için muhasebe ve büro memurluğu uygun eğitim alanlarıdır.

    Edebiyat İlgisi; Her türlü edebi eserleri inceleme, eleştirme ya da başkalarını kelimelerle etkileyebilme

    ilgisidir. Edebiyat alanına ilgi duyanların dil-edebiyat ve basın-yayın çalışma alanlarında doyum sağlayacakları söylenebilir.

    Güzel Sanatlar İlgisi; Resim, heykel gibi plastik sanatlar ve el sanatları ile eserleri incelemek veya bu tür

    eserler ortaya koymak gibi davranışlarda ifadesini bulur. Güzel sanatlar fakülteleri bu alana ilgi duyan kimseler için uygun eğitim alanları olabilir.

    Müzik İlgisi; Bir müzik aleti çalma, müzik dinleme ve beste yapma gibi davranışlarda kendini gösteren bir

    ilgidir. Müziğe yüksek derecede ilgi duyan kimseler için konservatuarların müzik bölümleri en uygun eğitim alanıdır.

    Sosyal Yardım İlgisi; İnsanlarla ilgilenmeyi, onları anlamaya, sıkıntılarını azaltmaya çalışma isteğini ifade

    eder. Sosyal hizmetler, tıp, psikoloji, çocuk gelişimi ve eğitim programları sosyal yardım ilgisi yüksek kimseler için çalışma alanları olabilir.

    Ancak günümüzde meslek tercihleri genellikle ilgilere göre değil ÖSS puanlarına göre yapılmaktadır. Bu durum meslek tatminsizliğini beraberinde getirmektedir. Yaşanan tatminsizlik ise ya üniversite döneminde bölüm değişikliklerine yada iş yaşantısında mezun olunan bölümlerin dışında çalışmaya neden olur.

    MESLEK DEĞERLERİ; İnsanlar hayatlarının yaklaşık üçte birini kapsayan meslek faaliyetleri sonucunda, çeşitli ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırlar. Meslek faaliyetlerinin sonunda beklenen doyum, genellikle “Meslek Değeri” olarak adlandırılır. Değerler kişinin bu ihtiyaçlarını karşılayacak davranış tarzlarını ve hedeflerinin önem sırasına konmasına yardım eden fakir ve düşünce ve duyguları ifade eder.

    Mesleki değerler; para kazanma, ün sahibi olma, üreticiliğini geliştirme, bağımsız olma, topluma hizmet, düzenli bir hayat sürme, toplumsal saygınlık gibi nitelikler olabilir.

    MESLEKLER HAKKINDA BİLGİ EDİNİRKEN;

    Mesleğin Niteliği; bu mesleği yapan kişilerin ne tür faaliyetleri yapmakla yükümlü

    olduğunu ifade eder.

    Çalışılan Ortam; Mesleğin nasıl bir ortamda (makinelerle mi ,insanlarla mı, oturarak

    mı ayakta mı, açık havada mı kapalı mekanda mı çalışıldığı vb.) ve nasıl bir çevrede ( coğrafi koşullar, iklim koşulları, nem seviyesi vb.) yapıldığını ifade eder.

    Mesleğe Hazırlık; Mesleği öğrenmek için gereken eğitim süresi, gereken özel bir yetenek alanın olup olmadığı, gereken eğitimi aldıktan sonra özel bir hazırlık ya da tecrübe gerektirip gerektirmediğini ifade eder.

    Mesleğin Olumlu ve Olumsuz Yanları; Mesleğin  cazip tarafları ile hoşa gitmeyen yönleri, mesleğin

    itibarı, sosyal güvenliği, tatil zamanlarını içerir.

    Mesleğe Girmek İçin Aranan Özellikler; mesleği yapmak için aranan boy, kilo, yaş, cinsiyet, kişilik

    yapısı, yabancı dil bilme, dış görünüşle ilgili şartlar olup olmadığı ve meslekle ilgili bir araç becerisi gerekip gerekmediğini ifade eder.

    Mesleğe Olan Talep; meslekte iş bulma şansı, önümüzdeki yıllarda o alanda insan gücüne ihtiyaç olup

    olmadığı, talebin mevsimlere ve bölgelere göre değişip değişmediğini ifade eder.

    İşe Giriş Koşulları; Başvurunun nasıl yapıldığı, kamu kuruluşlarında mı yoksa özel kuruluşlarda mı?

    çalışıldığı, tayinle mi sınavla mı mülakatla mı işe girildiği, sözleşmeli mi kadrolu mu çalışıldığını ifade eder.

    Meslekte Yükselme;

    Mesleğin Getirdiği Kazanç; Meslekte çalışanların ortalama kazançları ne kadar, mesleğin kazancı

    mevsime göre değişiyor mu? Kazanç günlük mü haftalık mı aylık mı? Kazanç istenilen hayat standardı için

    yeterli mi? sorularına cevap aranır.

    Emeklilik Koşulları; Emekli olmak için kaç yıl çalışmak gerekiyor? Emeklilikten sonraki dönemde aylık

    kazanç ne kadar? Emekliliği sağlayan kurum hangisi gibi sorulara cevap aranır. Bu soruların cevapları mesleklerle ilgili yazılı materyallerden, istenilen mesleğin yapıldığı işyerlerini ziyaret ederek, meslekten olan kişilerle görüşerek bireysel olarak ya da meslek odalarına, sendikalara, sanayi ve ticaret odalarına danışarak bulunabilir. Aranan cevaplar bulunduktan sonra yapılacak iş, bilgilerin değerlendirilmesi, istenilir yönleri en fazla, istenmeyen yönleri en az ve erişme olasılığı yüksek seçeneğin bulunmasıdır.

    MESLEK SEÇİMİNDE ANNE BABALARIN ROLÜ

    Her anne baba çocuğuna iyi bir gelecek hazırlamak için gayret gösterir. Gençler meslek seçimi aşamasına geldiklerinde ise o zamana kadar gösterdikleri gayretin, yaptıkları fedakârlıkların karşılığını almak adına kendi istedikleri meslekleri seçmesi konusunda çocuklarını yönlendirmeye çalışırlar.

    Aileler genellikle o dönemde popüler olan ya da kendilerinin erişemediği mesleği seçme konusunda gençlere baskı yaparlar. Oysa kendi isteklerinin çocuklarının isteklerine, yeteneklerine, ilgilerine uygun olup olmadığını düşünmezler.        Anne babalar her konuda olduğu gibi meslek seçimi konusunda da doğru kararlar vermesini istiyorlarsa onları yönlendirmek yerine erken dönemden itibaren yeteneklerini, ilgilerini tanıma, karar verme becerisi edinme, sorumluluklarını bilme, gibi gelişim görevlerini yerine getirebilmesi için ortamlar sağlamalıdır.

    Sevgili gençler; bu yaşam sizin, mesleğinizi yapmaya başladığınızda yanınızda ne aileniz, ne arkadaşlarınız ne de öğretmenleriniz olacak o mesleği siz yapacaksınız. Çevrenizin deneyimlerini de kulak verin ancak son karar size ait olsun.

    GELECEĞİN MESLEKLERİ

    Gelecekte hangi mesleklerin geçerli olacağını şimdiden bilmek çok önemlidir. Ancak teknolojinin hızla gelişmekte olduğu bir dünyada, bir mesleğin belki beş ya da on yıl sonrasını tahmin edebiliriz. Ondan sonra bu çekici meslek teknolojinin gelişmesi ve buna bağlı olarak ekonomideki değişimler sonucunda hüviyet değiştirmiş olacak, belki de pek çok kişinin o alana girmesi sonucu bu günkü çekiciliğini yitirecektir.

    Teknolojik gelişme meslek görevlerini kolaylaştırmakta, el becerisi ve beden gücünün yerini giderek artan oranda beyin gücü almaktadır. Bu nedenle gençlerin akıl yürütme, yargılama yeteneklerini geliştirici etkinliklere ağırlık vermeleri gerekmektedir. Ezberleme, geçer notla yetinme, günü kurtarma gibi tutumları benimseyenlerin gelecekteki değişimlere ayak uydurma şansı zayıf olacaktır.
    Geleceğin genci başkaları ile iletişim kurabilme ve işbirliği yapabilme becerilerine sahip olmalıdır. Değişik insanlarla değişik koşullarda çalışabilme esnekliğine sahip olabilme, belirsizliğe dayanabilme ve yaratıcılık da iş yaşamında başarıyı artırıcı kişilik özellikleri olarak görünmektedir.

    TIP En popüler meslekler listesinde ilk sıralarda yer alan Tıp, gelecekte de ilgi gören meslekler arasında yer almaya devam edecek. Özellikle Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıkların tedavisi, Nöroşirurji (beyin cerrahisi), kanserin nedenini araştıran onkoloji, zorlaşan hayat şartları altında ezilen insanlar için psikiyatri, hastalıkların kaynağını araştıracak olan genetik bilimi ile ilgili uzmanlık alanlarının gelecekte aranacak meslekler arasında olacağını söyleyebiliriz.

    PSİKOLOJİ

    İnsan davranışlarının yapı ve süreçlerini bilimsel yöntemlerle inceleyen ve davranış bozuklukları ile gelişim sorunlarının teşhis ve tedavisinde faaliyette bulunan kişiler yetiştirilir. Mezunlar psikolog ünvanı alabildikleri gibi işletmelerde endüstri psikoloğu, insan kaynakları bölümünde araştırmacı, gibi alanlarda çalışabilmekte ayrıca okullarda psikolojik danışman olarak görev alabilmektedirler.

    BİYOTEKNOLOJİ
    Biyoloji eğitiminden sonra moleküler biyoloji ve genetik dallarında yüksek lisans yapmak gerekiyor. Enerji sektörü, üniversite ve TÜBİTAK başlıca çalışma alanları.Tarım ve ziraat mühendislerinin çalıştığı bu mesleğe olan ilgi, tüm dünyada artıyor.

    MOLEKÜLER BİYOLOJİ
    Bilkent, ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi’nde moleküler biyoloji ve genetik dallarında lisans eğitimi yapılmaktadır. Üniversite ve TÜBİTAK gibi eğitim kurumlarının yanı sıra yurtdışında iş alanları var. Bölüm mezunları biyoloji, ilaç sanayi, sağlık endüstrisi, biyokimya ve besi sektörlerinde çalışma imkânına sahiptirler.

    BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ�
    Bilgisayar Mühendisliği; bilgisayar sistemlerinin yapısı, tasarımı, geliştirilmesi ve bu sistemlerin kullanımı konusunda eğitim ve araştırma yapar. Bilgisayar Mühendisleri;    hemen her sektörde, sistem analisti, programcısı, tasarım mühendisi, iletişim-ağ mühendisi, programcı, olarak çalışabilmektedir.

    WEB TASARIMCILIĞI
    İnternet üzerinde kendine ait bir sitesi olmayan şirketler artık müşteriler tarafından yeterince ciddiye alınmıyor. O yüzden her şirketin, kendine ait bir sitesi olması önem taşıyor. Bu da web tasarımcılarının gittikçe daha büyük bir öneme sahip olmasını sağlıyor.

    İNTERNET GÜVENLİĞİ
    İnternetin artık herkesin evinde olduğunu, internet üzerinden alışverişler ve bilgi paylaşımları yapıldığını, düşünürsek kişisel bilgilerin rahatça kullanılabilmesi için güvenlik programları, bugün olduğu gibi gelecekte de önemini koruyacak.

    ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA
    Nüfusun artması, yeni yerleşim bölgelerinin detaylı planlanmasını gerektiriyor. Ayrıca çarpık kentleşme nedeniyle birçok şehir yeniden planlanmaya ihtiyaç duyuyor. Bu da şehir ve bölge planlamacılığını gerekli hale getiriyor. Ayrıca artan nüfusun ihtiyacı ve güvenli evlere duyulan ihtiyaçlar açısından inşaat mühendisliği, mimarlık alanları da gözde meslekler arasında olmaya devam edecektir.

    YÖNETİCİLİK
    Kamu yönetimi veya siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümleri, kurumlarda verimliliğin arttırılmasına yönelik çalışmalar yapan endüstri mühendisliği de yine aynı amaçla tercih ediliyor. Yöneticilerin; izleyici, atak, insana odaklı, esnek, risklere açık, lider, vizyon sahibi olan, bilgiyi, teknolojiyi, rekabet ortamında bir avantaj haline getirebilen bir yapıda olması bekleniyor. Yöneticilerden beklenen, birlikte çalıştığı insanların performansını en verimli şekilde ortaya koyabilmelerine yardımcı olmaktır. Yeterli iş bilgisi olmayan işçiler için özel yönetim planlarını, iyi eğitim görmüş ve iş bilgisi tam olan uzmanlara ise özel motivasyon programları uygulanarak her iki gruba da önce kendini, sonra işini geliştirme fırsatları sunulacak.

    ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ

    Verimi yükseltmek amacıyla insan, makine ve malzemenin etkili bir şekilde kullanılması için yöntemler, teknikler geliştiren uygulayan ve bu konularda eğitim ve araştırma yapan bir bölümdür. Ülkemizde gittikçe önemi artan bir mühendislik alanıdır. Gerek kamu gerek özel sektörde endüstri mühendislerine ihtiyaç duyulmaktadır.

    GAZETECİLİK-MEDYA

    Şartlar ne olursa olsun insanların haber alma ihtiyacı hep devam edeceği için gazeteciliğin popülerliğini sürdüreceği pek çok uzman tarafından kabul ediliyor. Şov dünyasının giderek büyümesi de yeni iş kolları yaratıyor. Oyunculuk da gerek sağladığı ün, gerekse maddi kazançlar sebebiyle gençleri kendisine çekiyor.

    GÖRSEL İLETİŞİM TASARIMI

    Bölümün amacı; yaratıcılığı en son teknolojik imkanlarla birleştirebilen, görsel iletişim alanında üretken bireyler yetiştirmektir. Pratik uygulamalarla görsel bilgi ve kavrayışı birleştiren bir programdır. Tasarımcılar; iletişim, medya ve reklamcılık alanından başlayıp, bilgisayar destekli grafik tasarımından özgün başyapıt yaratımına kadar uzanan geniş bir yelpazede çalışabilmektedirler.

    TELEKOMİNİKASYON MÜHENDİSLİĞİ

    Baş döndürücü gelişmelere sahne olan telekomünikasyon dünyasına otomasyon, mikro elektronik ve bilgisayar bilimi ile bağlantılı bilgi birikimine sahip, proje odaklı mühendislik eğitimi almış mühendisler yetiştirilmektedir.

    Telekomünikasyon sistemleri ve enformasyon teknolojisine ilişkin alanlarda, kontrol sisteminin tasarım ve üretiminde, endüstriyel otomasyon sektöründe çalışabilirler.

    TÜM DEVRE TASARIM ve ÜRETİM UZMANLIĞI
    Üniversitelerin elektronik mühendisliği bölümlerindeki lisans eğitiminin üçüncü yılından sonra mikro elektronik bölümü seçiliyor. Tüm devre tasarımı, iyon ekme tekniği konularında lisansüstü eğitimi yapılıyor.
    Türkiye’deki çalışma alanları kısıtlı olmakla birlikte dünyada önü oldukça açık bir işkolu.


    SAĞLIK, EMNİYET, ÇEVRE KORUMA UZMANLIĞI
    Bu meslek, işyerinde çalışanların kendi sağlıklarını koruyarak çalışmalarını sağladığı gibi, şirketin çevreye zarar verip vermediğini de kontrol ediyor. Üretim faaliyetleri çoğalıp, yeni tesisler açıldıkça, gelecekte bu konunun uzmanlarına büyük ihtiyaç duyulacak

    Mesleği ön plana itecek gelişmelerden biri de şirketlerin ISO 14000 belgesi alma zorunlulukları. Çevreyle ilgili bir sertifika olan ISO 14000’i alabilmeleri için Sağlık, Emniyet ve Çevre (SEÇ) sistemlerine sahip olmaları gerekiyor. Bu durumda bu alanda hizmet verecek onlara büyük ihtiyaç duyulacak.

    GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI
    Gayrimenkul geliştirme danışmanlığı, dünyada yaygın bir iş kolu olmasına karşı Türkiye’de pek bilinmiyor. Yatırım yapılması halinde arsa gibi taşınmazların ekonomik değerini belirleyen bu iş kolu, fabrika ve şirketlerin de belirli zamanlarda ekonomik değerlendirmesini yapıyor. Batı’da ipotek bankacılığının gelişmesiyle yaygınlaşan gayrimenkul geliştirme danışmanlığının, Türkiye’de de aynı süreci izleyeceği yorumları yapılıyor. Teminat amaçlı gayrimenkul değerlemesinin, gerçek ve bilimsel değerler kullanılarak yapılması, birçok yatırımcıya kaynak sağlaması açısından da önem taşıyor.

    SERMAYE PİYASASI UZMANI
    Bir ülkedeki menkul kıymetleri, yabancı yatırımcılara pazarlayan uluslararası sermaye piyasası uzmanları, ülkeye finansman sağlıyor. Dikkatli bir çatışma süreci gerektiriyor. İktisat ve işletmeyle birlikte, muhasebe, finans, pazarlama ve diğer sosyal bilgiler dallarında alınacak eğitimler çok önemli. Türkiye’de sermaye piyasalarının yeni gelişmesi, bu mesleği gelecekte öne çıkaracak nedenlerden biri olarak kabul ediliyor.

    Son birkaç yıldır Türkiye’de gençlerin tekrar tercih etmeye başladığı mesleklerden biri de öğretmenlik. Son iki yıldır devlet sektöründe öğretmenlik alımları yükseldiği için, bu mesleği seçenlerin oranı gittikçe artıyor.

    Modayla bağlantılı bölümlere de ilgi oldukça fazla. Moda tasarımı, tekstil geliştirme ve pazarlama ile tekstil mühendisliği bölümleri yoğun ilgi görüyor. Moda tasarımı bölümünde bilgisayar kullanmak, moda ve marka yaratma becerisine sahip olmak önem arz ediyor.

    Telekomünikasyon yazılımcılığı, elektronik, bilgisayar ve iletişim teknikerliği, otomotiv sektörü gelecekte önemini koruyan meslekler arasında yer alacak.
    Tabi bunların yanı sıra gelecekte talebin fazla olacağı mesleklerin elemanı olmanın yanı sıra insanların kendini yetiştirmesi, öğrenmeye açık ve istekli olması da oldukça önemlidir.