• Ergenlik

    GENÇLİK ve ERGENLİK
    Ergenin psikolojisini şu şekilde ifade ifade etmeye çalışalım
    İnsan,
    0 – 9 yaşında. Babam her şeyi biliyor ve çok güçlü
    10- 13 yaşında Azda olsa babamın da bilmediği şeyler var galiba
    14 – 18 yaşında Babam aslında pek fazla bir şey bilmiyor.
    19 – 25 yaşında Babamda bir şeyler biliyor
    26 – – yaşında Aaah ah şu rahmetli olsa da işleri nasıl yapacağımızı
    bir sorsak.

     

    ERGENLİK DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ
    ERGENLİK: Büyümek, olgunlaşmak anlamında bir durumu değil, bir süreci belirtmektedir; günümüzde, bireyde gözlenebilen hızlı ve sürekli bir gelişme evresi olarak da tanımlanabilmektedir.
    Çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir
    Ergenlik çağı, kişinin benzerliğine arama, geleceğe dönük kararlar verme ve seçimler yapma dönemidir.
    Ergen, ne çocuk ne de yetişkindir. Kimliğini belirlemeye çalışan bir bireydir
    Gençlik,çocukluk ve erişkinlik arasında yer alan,gelişme,ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık dönemidir.
    ÖN ERGENLİK:
    Kızlarda:10-12, Erkeklerde:11-13;
    ERGENLİK
    Kızlarda:12-15, Erkeklerde:13-16 yaşları arasında başlar.
    Son dönemdir (kızlarda 18-20, erkeklerde 19-21).
    Ergenlik süresi 2-8 yıl arasında sürebilir

    BİR GENCİN ERGENLİK DÖNEMİNİ DEĞERLENDİRMESİ
    Bedensel değişikliklerin farkındaydım bu yüzden çok utanıyordum.Pek çok sorunlarla karşılaştım bu sorunların hala bazılarını çözmüş değilim.Ortaokul sıralarında bazen arkadaşlarımın beni sevmediklerini,benimle ilgilenmedikleri duygusuna kapılırdım.Bu yüzden olur olmaz tartışmalara girer onlarla küserdim.Tek istediğim onların ilgisini çekmekti.Bu dönemde kendimi birtakım duygular içinde hissediyordum hırçınlık,alınganlık,sinirlenince bağırma gibi.Yalnızlıktan hoşlanıyordum,sıkılgan biriydim.Günlük hayatta ufak olayları dahi düşünüyordum.Sıkılgan oluşum beni üzüyordu neden böyleyim diye kendime kızıyordum.
    Yine bu dönemde başkalarının benimle ilgili düşüncelerine çok önem verirdim.Etek giyemezdim ‘herkes bana ne kadar kadınsı ‘diyecek diye çok korkardım.Yüksek topuklu ayakkabı giydiğimde herkesin bana baktığını düşünüyordum.Kendimi beceriksiz hisseder, başkalarını kırdığım zaman ‘tamam ben salağım’ derdim.

    FİZİKSEL DEĞİŞİM
    Ergenlik döneminde fiziksel değişme ve gelişmelerin hızlı olduğu vücut hatlarının netleşmeye başladığı ,yine vücudun kıllanmaya başladığı, duygusal yaşantıların yoğunlaştığı bir ara dönemdir. Kendi kendine ben kimim, kime benzemeliyim, başkalarına nasıl görünmeliyim gibi sorular sorduğu dönemdir…

    Bu dönemde genç fizyolojisine dikkat etmeli değişiklerle birlikte paniğe kapılmamalıdır Bu dönem terlemenin en çok olduğu dönemdir.Bunun için sık sık yıkanmak,iç çamaşır ve giysileri sık değiştirmek,temiz vücuda temiz giysiler giymek gerekmektedir. Ergenlik gelişimiyle ilgili sorular ve sorunlarda danışman öğretmenlere,Hemşire veya Doktora da başvurulmalıdır.

    Ergenlik döneminde başarılması gereken gelişim görevleri:

    Cinsel rolü kabullenme : ona göre davranışlar geliştirme
    Duygusal bağımsızlığını kazanma , kendi başına karar verebilme

    Arkadaşlık yeteneklerini geliştirebilmesi
    Çatışan değerleri uzlaştırma
    Meslek seçimini yapabilme
    Öz kimliğine ulaşabilme ve bunu kabullenme

    Ergenliğin ilk yıllarında birey ne çocuktur nede gençtir.
    Ergenliğin ilk yıllarında kişi çelişkili tutarsız davranışlar ortaya koyarken ergenliğin son yıllarında daha tutarlı ve belirgin davranış örüntüleri geliştirmeye başlamıştır.Eğer bir kimse bebeklik çağından başlayarak ergenlik
    yıllarına kadar getirdiği kişilik yapısında temel güven duygusu yerine suçluluk, başarı yerine yetersizlik duygusuyla yoğrulmuş bir benlik geliştirdiyse bu yapı ergenlik çağının doğal bunalımları sırasında çok fazla zorlanacaktır.

    Ergenliğin Tutum Ve Davranışlar Üzerindeki Genel Etkileri:
    1.Yalnızlık İsteği 2.Çalışma İsteksizliği
    3.Disipline Karşı Direniş: 4.Çekingenlik:
    5.Fazla Hayal Kurma:

    Davranışlardaki Değişimler:
    1. Yalnızlık isteği:
    Küçük nedenlere kızabilir, kırılabilir. Gencin bu isteğinin doğal karşılanması gerekir.
    2.İsteksizlik oluşabilir:
    Hızlı bir bedensel gelişme içinde oldukları için bu durum enerjilerini tam olarak kullanamamalarına neden oluyor. Tüm enerji bedene yansıyor. Sonuçta isteksizlik oluşabiliyor. Bir takım ağrılar, sızılar oluşabiliyor. İşte tüm bu durumlar derslere de yansıyabiliyor. İlkokulda elde edilen başarıda düşüş görülebiliyor. Bununla başa çıkmak çok önemli. Bu başarısızlık durumunda kaygı duymamak gerekir. Bunun geçici olduğunu düşünmek en doğru çözüm olur.
    3.Toplumsal zıtlık durumu:
    Sürekli içinde bulunduğu ortama karşı çıkar. Bu nedenle çevresi ile olan ilişkilerinde zaman zaman geçimsizlik oluşabilir.(gerek aile, gerek okul, gerek arkadaş ilişkilerinde)

    4.Otoriteye karşı direniş eğilimleri:
    Ev ortamında mutlaka otoriteyi temsil eden birisi vardır. Ya anne ya baba ya da ağabey, abla. Gelişmekte olan ergenin karşı çıkacağı ilk kişi otoriteyi temsil eden kişidir. Eğer otoriteye karşı çıkamıyorsa bu istek ergende daha da alevlenecektir. Özellikle 13-14–15 yaş kişinin en huzursuz olduğu en geçimsiz olduğu, her şeye karşı çıktığı bir dönemdir.

    5.Karşı cinse olan zıtlık:
    Genellikle bu dönemde kızlar ve erkekler birbirlerini sevmezler. Ancak birbirleri olmadan da yapamazlar. Sürekli karşı cinsten olanları küçük düşürme eğilimime girebiliyorlar.

    6.Duygululuğun artması:
    Bu dönemde ergenler çok fazla duygusal olabiliyorlar. Ancak bu durum biçim değiştirerek kendisini gösterir:
    •Karamsarlık oluşur.
    •Kendilerine söylenen şeyleri ters anlarlar. •Çabuk sinirlenirler.
    •Hiçbir şeyden memnun olmama.•Küçük şeylerden dolayı hemen ağlama görülebilir.

    ERGENLERİN KAYGILARI
    Bedeninin fiziksel özelliklerinin normal olup olmadığı durumu kaygı yaratabiliyor. Cinsiyetinin normal gelişip gelişmediği ve cinsiyetinin bir takım özellikler kaygı durumlarını yansıtabiliyor.
    Örneğin: ayaklarının büyük olduğunu düşünen genç daha küçük ayakkabı isteyebilir. Ellerini saklar. Sivilceli yüzlerine, düzensiz dişlerine
    karşı kaygı duyabilir.
    Kızlar: Acaba ben tam bir kadınsı özelliğe sahip miyim?
    Erkekler: Acaba ben tam bir erkeksi özelliğe sahip miyim?
    düşüncesi sürekli zihinlerini meşgul eder.

    Cinsellikle ilgili konuları genellikle aileleri ile paylaşmazlar. Arkadaşları ile paylaşırlar, çeşitli yayınlar takip ederler.Cinselliğin dışında din ahlak, felsefe, siyasal konuları da yoğun olarak arkadaş aralarında konuşurlar.

    ***Bakın anne ve babalar bu yaşlardaki çocuklarının hangi davranışlarından yakınıyorlar:
    Her istediğini yaptırmak istiyor. Aşırı süsleniyor. “Siz bana karışamazsınız.” diyor.•Derslerinde başarılı hiç sorun çıkarmayan bir çocuktu iki kez okula gitmemiş, arkadaşları ile gezmiş. •Çok harçlık istiyor, çok geziyor; eve girmek istemiyor.
    Spora çok düştü. Dersleri ile ilgilenmiyor. Banyoya sokamıyoruz, ellerini bile yıkatamıyoruz.
    Sağlıkla ilgili kaygılar:
    Yeterli uyuyamamak, gevşeyip rahatlayamamak,
    sakarlık, bedensel görünüm, gerginlik,
    güzel ya da yakışıklı olamadığını düşünmek,

    Kişilik ile ilgili kaygılar:
    Kendini aşağı görme, kendisine güveni olmamak,
    kendisini yetersiz görmek, sık sık
    öfkeye kapılmak, küçük şeylere üzülmek,
    olayları çok ciddiye almak….

    Din ahlak konularındaki kaygıları:
    Ölüm korkusu, din konusunda daha fazla bilgi istemek, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilememek
    Meslek seçimi ile ilgili kaygılar:
    Hangi mesleği seçeceğini bilememek, yeteneklerinin ilgilerinin ne olduğunu bilememek, ailesinin meslek seçimine karışması….

    ÇÖZÜM
    KAYBEDEN YOK YAKLAŞIMI
    1-Aşırı tepkilerden uzak durarak onları dinleyebilmek
    2-Çocuğunuzu Koşulsuz Sevmek
    3-Kesinlikle Hiç Kimseyle Kıyaslamamak
    Onlara Güvenmek
    4-Çocuklarımızı Etkin Dinlemek
    5-Mükemmelliyetçi Olmamak
    6-Meslek Seçimi Konusunda Yeteneğini Ve Ders
    Başarılarını, İlgilerini, İsteklerini, Göz Önünde Bulundurmak.
    7-Arkadaşları Konusunda Fazla Baskı Yapmamak.Çünkü Bu Dönemde Onlar Sizden Daha Önemli.
    Ve En Önemlisi Aile Olarak Onlara Örnek Olmak

    EMEKLERİNİZ
    ASLA
    BOŞA
    GİTMEYECEK!

    YANLIŞ ANLAMA ANNE

    Amacım seni üzmek değildir.Beni sakın yanlış anlama.

    Pişman olmanı isteyemem senden, yada ağlamanı

    Sadece dinlemeni istedim,birazcık kabullenmen fikirlerimi.

    Ya da ne bileyim

    Kendi doğrularını değil de, birazda benimkileri düşünmeni istedim anne.

    Sevmeni istedim benim sevdiklerimi, ama senin gibi değil benim sevdiğim gibi.

    Senin doğrularını inkar ettim karşı çıktım sana.

    Ve sen tüm kızgınlığınla kötü kötü baktın suratıma