Millî Eğitim Bakanlığı, okul öncesi dönemden itibaren çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla öykü türünde materyaller geliştirerek “365 Gün Öykü” platformu oluşturdu.
Geleneksel Çocuk Oyunları İçin TIKLAYINIZ
Çocuklarla Oynnayabileeğiniz 100 Oyun İçin TIKLAYINIZ
2026-2027 eğitim öğretim yılında okul öncesi eğitim, ilkokul 1. sınıf ile ortaokul ve imam hatip ortaokulu 5. sınıfa başlayacak öğrencilerin okula, öğretmenlerine, akranlarına ve öğrenme ortamlarına güvenli biçimde uyum sağlaması, ailelerin sürece etkin katılımı ve okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında “Ailemle Okul Yolu Programı” hazırlanmıştır.
- 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Maarifin Kalbinde Oyun YılıMaarifin Kalbinde Oyun, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bütüncül, beceri temelli ve değer odaklı eğitim yaklaşımı doğrultusunda hazırlanan kapsamlı bir çalışmadır. Çalışmada oyun; öğrenmenin, gelişimin, iyi oluşun, kültürel aktarımın, aile katılımının ve çocukların günlük yaşamının temel unsurlarından biri olarak ele alınmaktadır.Çalışma kapsamında oyun temelli öğrenme uygulamalarının yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır. Çocukların oyun hakkının korunması ve görünür kılınması, aile ve toplum katılımının güçlendirilmesi ve geleneksel çocuk oyunlarının yaşatılması hedeflenmektedir.
Posted by admin | Posted in Genel | Posted on 04-12-2024
Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce, çocuğun bütüncül gelişimine çok yönlü katkı sağlanması hedefiyle müziğin hem doğrudan estetik bir dal hem de diğer disiplinlerin öğrenilmesinin etkili araçlarından biri olmasından hareketle çok yönlü bir çalışma yürütüldü.

Posted by admin | Posted in Genel | Posted on 06-08-2024
Çocuklarınız okula sağlıklı başlaması ve çabuk hasta olmaması için bu sağlık kontrollerini mutlaka yaptırın.

TRT Çocuk Kitaplık, çocuklar için özel olarak tasarlanmış, onların hayal dünyasını geliştiren sesli, animasyonlu, aktivite ve oyun içeren yepyeni bir kütüphane uygulaması. Eğlenceli ve eğitici kitapları ve sürprizlerle dolu interaktif içerikleriyle TRT Çocuk Kitaplık, çocuklara benzersiz bir kitap deneyimi sunuyor.
Android uygulaması için TIKLAYINIZ
App Store uygulaması için TIKLAYINIZ
Trt Çocuk Kitaplık Web Sayfası İçin TIKLAYINIZ
Posted by admin | Posted in Genel | Posted on 05-04-2022
Meslek seçimi yılları genel olarak lise dönemine denk gelse de, yetenek ve ilgilerini ilk kez tanıdıkları erken yaş dönemlerinde çocukların meslekler hakkında birtakım fikirlere sahip olmaları, gelecekte yapacakları meslek seçimlerini olumlu yönde etkiler.
Bununla birlikte meslek seçimine geçiş hayatımızda belli evreler halindedir. Bu evreler meslek fikrinin oluşmaya başlamasından yetişkinlikte bir meslek sahibi oluncaya kadar geçen gelişim evrelerini içerir. Bu evreleri aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.
Meslek bilincinin oluşması
Bu dönem 5 – 12 yaşları arası çocuklarda meslek bilincinin oluşmaya başladığı ilk dönemdir. Okul öncesi dönemden başlayarak ilkokul dönemine kadar devam eder. Bu dönemde mesleklerle ilgili çeşitli hayaller kurulur. Çocuklar, ebeveynlerinin mesleği veya çevrelerinde, medyada gördükleri kişilerin mesleklerine sahip olmayı hayal eder. Genellikle mesleki tercih ifadeleri gerçek seçimi yansıtmayan hayali ifadelerdir.
Meslekleri keşfetme ve araştırma
Bu dönem 12–15 yaşlarını kapsar. Çocuk bu dönemde kişilerin ve mesleklerin ortak yönleri ve farklı nitelikleri üzerinde daha çok bilgi sahibi olarak yeni yönlerini keşfeder.
Hayal edilen mesleğe karar verme
Gencin lise yıllarını yani 15–18 yaşlarını kapsar. Birey artık kendisi ve meslekler hakkında oluşturduğu algılara dayanarak planlamalar yapar. Artık yavaş yavaş kişilik özellikleri ve işgücü piyasası gibi faktörlerin mesleki seçim sürecinde ne kadar önemli olduğunu kavradıkları ve mesleki seçimlerde daha sağlıklı karar vermeye başladıkları dönemdir. Bu dönemin sonunda doğru artık üniversite tercih süreci başlayacağından meslekler hakkında daha derin kapsamlı bir araştırma sürecine girilir.
Mesleğe hazırlanma
18–23 yaşları arasında birey, seçtiği bölüm, okul veya yaptığı etkinliklerle mesleğe hazırlanmaya başlar. Üniversite eğitimi ve çeşitli diğer mesleki eğitimleri alıp, eğitim sonrası iş olanakları, meslek değerleriyle uyum gii faktörleri hesaba katarak nihayet belirli bir mesleki tercihin üzerinde odaklanılan dönemdir. Dönemin sonunda ise seçilen mesleğin icra edileceği alan belirlenir.
İşe yerleşme
Bireyin iş dünyasında yerini aldığı ve mesleğini uygulamaya başladığı dönemdir. Mesleğini uygulayarak çalışır, kazanır ve daha profesyonel hale gelir. Hayal edilen ve kişiye uygun bir meslek seçildiği sürece başarı ve mutluluk beraberinde gelir.
Çok önemli bir tavsiye
Bugün okula başlayan üç çocuktan iki tanesinin bugün var olmayan bir meslekte çalışacağı tahmin ediliyor. O yüzden anne babaların mesleklerle ilgili dönemleri gözetirken hızla değişen dünyada çocukları gelecekte hangi mesleği yaparsa yapsın işine yarayacak bazı becerileri kazandırma noktasına özel önem vermeleri çok faydalı olacaktır. Bilgi odaklı bir eğitimden beceri odaklı bir eğitime geçiş yapılması gerekmekte ancak hala okullar bu noktada değişime direnç göstermektedir. Bu noktada anne babalar insiyatifi ele almalı ve çocuklarında YETİ akrostişiyle özetlediğim Yaratıcılık, Eleştirel Düşünme, Takım Çalışması ve İletişim gibi insani becerileri geliştirmek için aktiviteler araştırmalı bu konuda detaylı araştırmalar yapmalıdır.
Kaynak https://www.cnnturk.com/
Anadolu’nun binlerce yıllık birikimini, bilgeliğini yansıtan masallarımız, usta seslerin anlatımıyla çocuklarımızla buluşuyor. Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü ve UNESCO işbirliğinde yürütülen “Anadolu Masalları Projesi” kapsamında, çocuklarımızın evde kaldığı bu dönemde kaliteli vakit geçirmeleri için yeni bir çalışma hayata geçirildi. 24 ünlü söz ustası, evlerinde, çocuklar için masal anlattı. O masallar şimdi EBA TV ve Anadolu Masalları Youtube Kanalı’ndan çocuklarla buluşuyor.
Bir çocuğun eğitim hayatı boyunca başarılı olabilmesi için birçok faktörün sağlanması gerektiğine dikkat çeken Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Berna Güloğlu en kilit noktanın evdeki aile ortamı olduğun vurguladı.
Tüm eğitim hayatları boyunca aileleri ve çevreleri tarafından başarılı olması beklenen binlerce çocuk var. Bir çocuğun anaokulundan doktoraya kadar okulda başarılı olabilmesi, diğer deyişle okulda kazanması beklenen bilgi ve becerileri kazanabilmesi için çalışma ortamı ve sağlıklı çevresel faktörlerin sağlanması önemli bir gerçek. Bu faktörlerin yanı sıra en önemli ve en kilit noktanın evdeki aile ortamı olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Berna Güloğlu önemli tavsiyelerde bulundu.
BİLİŞSEL GELİŞİM NASIL SAĞLANIR?
Okul başarısında çocuğun bireysel özellikleri ve yetenekleri kadar aile ortamının ve okul ortamıyla ilgili özelliklerin de etkili olduğu söylenir. Berna Güloğlu da yaptığı açıklamada çocukların bilişsel gelişiminin olumlu olarak geliştirilmesine dair ailelerin nasıl davranması gerektiğine örneklendirmelerde bulunarak, “Çocukların okul çağındaki döneminde bilişsel gelişimine katkı sağlayacak etkinliklerin oluşturulmasında ebeveynlerin ilgisi ve üretkenliği son derece önemlidir. Çok ufak yaşlardan itibaren her an, oyuna dönüştürülerek çocuğun bilişsel gelişimine katkı sağlanabilir. Örneğin bir objeyi tanıtırken sadece adını söylemek yerine; rengini, kokusunu, şeklini, kullanım amacını da söyleyerek tanıttığımızda çocuk bir anda birçok kelime duyacaktır. Sadece ‘elma’ demek yerine ‘elma yuvarlak ve kırmızı renkte bir meyvedir. Tatlı bir tadı vardır’ şeklinde elmayı anlattığımızda çocuk ‘elma’ kelimesinin yanı sıra ‘yuvarlak, kırmızı, meyve ve tatlı’ kelimelerini de duyacaktır. Eline elmayı alarak incelemesine izin vermek de çocukların öğrendiklerinin kalıcı olmasını sağlayacaktır. Benzer şekilde, çocuk arabalarla oynarken büyük-küçük, uzun-kısa, hızlı-yavaş gibi zıt kavramları öğretebilirsiniz. Arabaların farklı renklerinden yola çıkarak renkleri öğretebilirsiniz” dedi.
2 YAŞINDA DUYGUSAL, 3 YAŞINDA MATEMATİK ZEKASI GELİŞİYOR
Ne kadar erken yaşta eğitime başlarsanız bilişsel gelişimi de o kadar önde olacaktır diyerek sözlerine devam eden Berna Güloğlu, “2-4 yaş aralığındaki çocuklar objeleri tek bir özelliğine göre değerlendirirler. Çevredeki nesneleri renklerine göre (örn. Kırmızı arabalar, yeşil arabalar, mavi arabalar vb.) veya biçimlerine göre (örn: yuvarlak, kare vb) ayırmalarını istemek ardından, hem renk hem de biçimlerine göre objeyi seçmesini istemek (örn: yuvarlak ve kırmızı top) duygusal-motor gelişimlerine büyük katkı sağlayacaktır. Bu dönemde çocuklar tersine çevirme yapamamaktadırlar. 3+5=8 der ama 8-3=5 olduğunu göremez. ‘Aslı benim kardeşim’ der ama kendisinin de ‘Aslı’nın kardeşi olduğunu göremez. Tersine çevirmenin gelişebilmesi için yürüdüğünüz yolda anne ya da baba giderken gördüklerini sıralarken (köpek, çeşme, ağaç, okul) çocuğunda dönüşte gördüklerini sıralaması (okul, ağaç, çeşme, köpek) istenebilir” şeklinde konuştu.
EVDE BULUNAN NESNELERİ OYUN VE ÖĞRENME ARACI HALİNE GETİRİN
Son olarak çocuklara evde özgürce oyunlar oynayabileceği bir ortam oluşturmanın önemli olduğunu da söyleyen Güloğlu, “Hazır oyuncaklar almak yerine evdeki malzemeler kullanılarak oluşturulan oyunlar ve yapılan oyuncaklar çocuğun üreticiliğine katkı sağlayacaktır. Çocuk hazır bir malzemeyle oynamak yerine kendi o oyuncağı nasıl yapabileceğini, hangi malzemeleri kullanarak üretebileceğini keşfeder. Abaküs almak yerine nohut, mercimek gibi ürünler kullanılarak sayı saymasını öğrenebilir. Saklambaç oyunu da sayı saymanın yanı sıra dikkatini toplamayı öğretecektir. Hareketli bir oyun olması çocuğun enerjisini boşaltarak sakinleşmesini sağlayacaktır. Çocukların çadırlara oynamak istedikleri bir dönem vardır. Çadır almak yerine evdeki yastıklardan çadır oluşturabilirsiniz” diyerek sözlerini tamamladı.

