• Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 10 Nisan’da Liselere Giriş Sınavı kılavuzunu yayınlamasıyla iyi bir lise hayali kuran öğrencilerin hazırlık süreci de hızlandı. Sınav, 2 Haziran’da yapılacak. Kılavuz, sınava 2 aydan kısa bir süre kala yayınlandı ve sınavla öğrenci alacak okulların listesi dahil, pek çok konu kılavuzla birlikte netlik kazandı. Ancak ikamete dayalı yerleştirme başta olmak üzere yerleştirmelerle ilgili hala cevap bekleyen sorular var. O nedenle liseye geçecek yaklaşık 1.2 milyon öğrencinin büyük çoğunluğunun sınavlara gireceği tahmin ediliyor.

    Bu yıl yeni bir sistemle karşı karşıya olunduğuna ve sınavla öğrenci alacak okulların listesinin beklentileri karşılamadığına dikkat çeken uzmanlar, öğrencilerin sınava kalan 1,5 aylık kısa süreyi iyi değerlendirmelerini öneriyorlar. Bu süreçte, her şeyden önce, tüm olumsuz düşünceleri bir kenara bırakmak; derslerden konu eksiklerini tespit edip, bu eksikleri tamamlamak; iyi bilinmeyen konuları tekrar etmek ve bol bol soru çözmek gerekiyor. Peki, öğrenciler sınava mutlaka girsinler mi, bu yıl sistemde neler değişti ve başarılı olabilmek için kalan süre nasıl değerlendirilmeli? Bu soruları uzmanlara yönelttik:

    BU YIL, SORULARIN NİTELİĞİ DEĞİŞTİ

     Rehberlik Uzmanları: MEB örnek merkezi sınav sorularını yayınladığında görüldü ki bu yıl sınav sorularının niteliği değişiyor. Öğrencilerin okuma hızı, anlama gücü, yorumlama, analiz ve sentez becerileri ön plana çıkacak. Dolayısıyla öğrencilerin bol bol deneme sınavı çözmeleri, farklı soru tipleri görmeleri iyi olacaktır.

    Bu yıl, ders katsayılarında geçen yıla göre farklılıklar oldu. Türkçe, Matematik ve Fen Bilimleri dersinin getirisi, TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Yabancı Dil, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden 4 kat daha fazla. Ancak bu bilgi yanıltıcı olmasın. Özellikle sıralama sınavlarında puansal getirisi ne olursa olsun, öğrencinin her dersten ve sorudan mümkün olduğunca puan alması ve en iyi sıralamaya sahip olması gerekir. Derslerin önem derecesi eşittir, hepsi çok önemli.

    Aileler motive etmeli

    Son bir buçuk ayı iyi değerlendiren öğrencilerin daha iyi sonuçlar elde edecekleri açık. Son ayda öğrenciler genel konu tekrarı yapmalılar. Bunun yanın sıra test becerilerini geliştirmeye yönelik deneme sınavı çözmeliler. Bu deneme sınavları gerçek sınav formatında olmalı. Süre tutulmalı ve zaman yönetimine dikkat edilmeli. Her denemeden sonra, soru kitapçığı analiz edilmeli, varsa yanlış ve boş sorulara dönüp bakılarak eksikler giderilmeli.

    Son ayda sınava psikolojik olarak da hazırlık yapılmalı. Bu noktada aileler çocuklarını desteklemeliler. Çocuğunu elinden geldiğince çalışması için motive etmeliler. Sınav sonucu ne olursa olsun aileleri tarafından sevildiğini hisseden öğrenciler, sınava daha kaygısız girecekler ve özgüvenli bireyler olarak büyüyeceklerdir. Öğrencilerin duygusal olarak kendilerinin iyi hissetmeleri, sınavı tamamen hayatın merkezine koymamaları konusunda aileler hassas olmalılar.

    3 yanlış kuralına dikkat

    Bilfen İlköğretim Kurumları Rehberlik Bölüm Başkanı Tuğçe Kılıç: Sınava girip girmeme seçeneğinin öğrencilerin ve velilerin tercihine bırakıldığı bu sistemde, aslında doğru olan çocuğun var olan durumunu değerlendirmek ve ona göre karar vermektir. Ancak öğrenciler bu yıl yeni bir sınav sistemiyle karşı karşıyalar ve tercih, yerleştirme sürecinin tam olarak nasıl ilerleyeceği de tüm velilerin ve öğrencilerin kafasında soru işareti yaratıyor. Dolayısıyla belirsizlikler söz konusu olduğunda tüm tedbirleri almak ve ardından ne yapılabileceğine karar vermek doğru olacaktır. Bu bakış açısıyla öğrencilerin sınava girmesi doğru bir tercih gibi duruyor.

    Yeni açıklanan sınav sisteminde öğrencilerimiz geçmiş yıllarda olduğu gibi 6 dersten sorumlular ancak bu yıl, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile Yabancı Dil derslerinin katsayısı değişti. Geçmişte 2 olan katsayı 1 oldu.

    Katsayılarda yapılan bu değişiklik Türkçe, Matematik ve Fen Bilimleri derslerini öne çıkarsa da öğrencilerin bunun bir sıralama sınavı olduğunu unutmadan ve alacakları en ufak puanın dahi sırlamayı etkileyecek olan bir değer olduğunun farkında olarak çalışmalarını sürdürmeleri gerekir. TEOG sisteminden farklılaşan bir başka konu ise bu yıl sınavda 3 yanlışın 1 doğruyu götürecek olması. Öğrencilerimizin emin olmadıkları sürece, soruyu boş bırakma alışkanlığını kazanmaları, puan hesaplamasında yapılan doğrularının değerini kaybetme riskini minimuma indirecektir.

    Başvuru süresi uzatıldı

    MEB, dün Twitter hesabından yaptığı açıklamada, liselere giriş sınavı başvurularının bugün saat 18.00’e kadar uzatıldığını duyurdu. 2 Haziran’da düzenlenecek sınav, aynı gün, iki bölüm halinde uygulanacak. Sınavda çoktan seçmeli 90 soru yer alacak. Sözel Bölüm’de, Türkçe’den 20, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ile Yabancı Dil derslerinden 10’ar olmak üzere 50 soru; Sayısal Bölüm’de, Matematik ve Fen Bilimleri derslerinden 20’şer olmak üzere, 40 soru yöneltilecek.

    Aysel Bozan Yılmaz

    Milliyet

    Posted by admin @ 09:43

  • Leave a Comment

    Please note: Comment moderation is enabled and may delay your comment. There is no need to resubmit your comment.